Renkli ve Capcanlı Bir Sanat Akımı “Pop Art”
Paylaş
Paylaş
Popüler sanatın kısaltılmış adı olan Pop Art, bir terim olarak ilk kez İngiliz eleştirmen Lawrence Alloway’ın yayınlananan bir makalesinde görüldü. Bu akımın öncü sanatçıları, endüstri ürünü artıklarından gazete parçalarına kadar her şeyi kullanarak hazır doğa nesnelerini de sanat eseri olarak sundu.

PopArt

Gerçek ile görüntünün farkını çarpıcı bir şekilde ortaya koyan Pop Art, makineleşmeye karşı bir akımdı. Bu sanat akımının en önemli ve değişmeyen ilkesi ise resim yapma işinin yaratıcı yönünü yüceltmekti, resmin neyi ifade edeceğine resme başlamadan önce karar vermemekti.

Çizgi romanları sanatsal bir şekilde ifade eden bu akımın sanatçıları resim, heykel, sinema ve çevresel düzenlemelerle kendilerini ifade ederken konu olarak gündelik yaşam nesnelerini, kitlesel medyayı, reklamları, çizgi roman karelerini, billboardları, televizyon ve sinema kişilerini kullandılar. Tüm çalışmalarda parlak ve canlı renkler hakimdi.

PopArt

Pop Art’ın tarihçesi

1950’li yıllarda ortaya çıkan Pop Art akımını ortaya koyan genç sanatçılar, İngiltere ve Amerika’da değişik koşullarda ve birbirinden bağımsız olarak bu sanatı icra etmeye başladılar. İngiltere’de Richard Hamilton’ın etkili olduğu dönemlerde “Günümüz Evleri…” çalışmasıyla başlayan Pop Art, Peter Blake, Roger Coleman gibi ressamlarla devam etti.

PopArt

Amerika’da ise Pop Art’ın temelleri, soyut ekspresyonizm ile popüler imgeleri birleştirmeyi başaran Jasper Johns ve Robert Rauschenberg tarafından ortaya atıldı. Türkiye’de bu sanat Andy Warhol’un Pop Art tarzından esinlenilmesiyle başladı ve Türk sanatçılar tamamen onun izinden gittiler. Ülkemizde bu çizginin dışına taşan en önemli isim Ümit Bilgen oldu.
İçeriğe emoji ile tepki verin
Editör’ün seçtikleri