Zamanın Durduğu Yer: Datça
Paylaş
Paylaş
Plajları ve doğasıyla dikkat çeken Datça, Ege ile Akdeniz’in birleşme noktasında yer alıyor. Mis kokulu sokaklarına, yel değirmenlerine, limanına ve tertemiz plajlarına hayran kalacağınız Datça hakkında bilinmesi gerekenleri sizin için derledik.

Sakinlik Arayanların İlk Tercihi

Ege Bölgesi’nin gözde ili Muğla’nın 13 ilçesinden biri olan Datça, adını üzerinde bulunduğu Datça Yarımadası’ndan alıyor. Fethiye, Antalya, Bodrum, Çeşme’nin dışında alternatif arayan ve sakin bir tatil geçirmek isteyenler için ideal. 



Cennet Koyu Kargı

Datça merkezine 3 km uzaklıktaki Kargı Koyu Datça’nın cennet koylarından biri. Etrafı dağlarla çevrili Kargı’nın kuzey rüzgarlarına kapalı olması rüzgarlı havalarda denizin sakin ve daha ılık olmasının sağlıyor.  



Türkiye’nin En Temiz Koylarından Palamutbükü

Ülkemizin cennet köşelerinden Datça’nın en temiz ve güzel koylarından biri olan Palamutbükü, hem denize girmek hem de doğanın keyfini sürmek isteyenler için ideal bir mekan. Tekne ve botlar için özel bir limana sahip olan koy, zeytin ve badem ağaçları ile dolu iki güzel köye sahip. Şehrin merkezinde kurulan pazarlarda yöresel yiyecekler ve farklı tatlara da ulaşma şansı bulunuyor.  



Tarihe Tanıklık Ediyor

Datça’ya yolu düşenlerin görmesi gereken yerlerin başında Knidos Antik Kenti geliyor. Tekir Burnu Yarımadası üzerinde yer alan kent, Heredot’a göre Lakedaimonlu göçmenler tarafından kuruldu ve ardından bölgede hakim olan Dor’lar da bölgeyi ticari ve kültürel açıdan önemli bir liman kentine dönüştürdü. Ayrıca Selçuklulardan kalma seramik atölyeleri kalıntıları, Mehmet Ali Konağı ve Reşadiye Camii, Datça’nın diğer tarihi bölgeleri olarak nitelendiriliyor. 



Eski Datça

Eski Datça, tarihi milattan önce 11. yüzyıla uzanan yarımadanın ilk yerleşim merkezlerinden biri. Tek ya da iki katlı tamamı taştan yapılmış, bahçelerini begonvillerin süslediği, sokakları Arnavut kaldırımıyla kaplı, ev kapılarının önünde saksılar dolusu çiçeklerin olduğu tarih kokan bir yer.  



Can Yücel’in Hatırasını Taşıyor

Eski Datça’da yer alan Orhan’ın Yeri, Can Yücel’in sağlığında sıkça gelip oturduğu, yerel halkla sohbet ettiği yerlerden biri. Can Yücel ile anılan ve şiirlerine de konu olan bölgede, şairin adının verildiği bir sokak da bulunuyor. Can Yücel’in “Mekânım Datça olsun, öldükten sonra beni Datça’ya gömün” sözleri üzerine çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak defnedildiği ve kendisiyle özdeşleşen bölge, her sene birçok kişi tarafından ziyaret ediliyor. Ayrıca Datça’da Can Yücel’e ait bir ev de bulunuyor.  



Benzersiz Tatlara Ev Sahipliği Yapıyor

Türkiye’nin en güzel ve lezzetli bademi Datça’da yetişir. Ülkemizde badem dendi mi akla hemen Datça Bademi gelir. Temmuz, Ağustos aylarında toplanan bademleri kırma işlemi başlar. Akrabalar, arkadaşlar bir araya gelip badem kırarlar, bu bademler genellikle nurlu ve ak badem türleridir, değişik türler de vardır. Datça’nın bademden sonra en önemli ürünü zeytinyağıdır. Kızlan köyünden başlayarak Yazıköy’e kadar 6 adet mengen (zeytinyağı üretim yeri) bulunan Datça’nın köylerinde zeytin ve badem ağaçlarına ilaçlama yapılmaz.  



İçeriğe emoji ile tepki verin
Editör’ün seçtikleri