Dünyaca Ünlü Müzikaller
Paylaş
Paylaş
Müzik, dans ve diyalogların olaylar ile bütünleştiği bir sahne sanatı olan müzikal, sahne sanatları arasında duygunun ve ritmin en yoğun yaşandığı alan olarak biliniyor. Genellikle konularını roman ve tiyatro için yazılmış metinlerden alan müzikalin, kökenleri 19. yüzyılın ortalarına dayanıyor. Sahnelendikleri döneme damga vuran müzikallerden birkaçına birlikte göz atalım.

Grease

Müzikal denince akla gelen ilk örneklerden biri kuşkusuz Grease. Randal Kleiser’ın yönetmenliğini yaptığı müzikal ilk kez 1978 yılında beyaz perdeye ve ardından müzikale çevrilerek sahneye aktarıldı. John Travolta ve Olivia Newton-John’ın kusursuz performansları ile ön plana çıkan Grease’de, 1958 yazında yaşanan bir aşk hikayesini konu ediliyor. Komedi ve romantizm türlerini birleştiren en iyi örneklerden biri olarak tarihte kendine yer edinen müzikal, dünyanın farklı yerlerinde birçok kez sahnelendi.



Mamma Mia

İsveçli efsane grup Abba’nın şarkıları ile sahneye aktarılan Mamma Mia, unutulmayan müzikaller listemizde ikinci sırada yer alıyor. Bestesi Benny Andersson ve Björn Ulvaeus tarafından yapılan müzikal, Yunan Adalarında geçen bir aşk hikayesini anlatıyor. Farklı tarihlerde beyaz perdeye de aktarılan müzikali unutulmaz yapan özelliklerinin başında Abba’nın müzikleri geliyor. Catherine Johnson’ın yazdığı eser, eğlenceli akışıyla bugüne kadar milyonlarca kişi tarafından izlendi.



Operadaki Hayalet

Fransız yazar Gaston Leroux'ın Operadaki Hayalet adlı romanından uyarlanan müzikal, sayısız kez sahnelenip sinemaya uyarlandı. Leroux'ın, eşinin söylemesi için bestelediği eser, Paris Tiyatrosunda geçen bir hikayeyi anlatıyor. İlk kez 1986 yılında Londra’da sergilenen, korku öğelerini de içeren müzikal, akışı ve müzikleri ile klasik eserler arasında yerini almış durumda.



Moulin Rouge

Baz Luhrmann’ın yazdığı, yönettiği ve sahnelediği bir diğer müzikalimiz ise Kırmızı Değirmen (Moulin Rouge). İlk kez Fransa’da sahnelenen ve ardından hızla tüm dünyaya yayılan müzikal, sayısız ödül aldı. Yoksul bir yazar ile Paris’in en ünlü gece kulübü “Moulin Rouge”un gözbebeği Satin’in aşkını anlatan Mouling Rouge, görselliği ve müzikleriyle en iyi müzikaller arasında yerini alıyor.



Singin’ in the Rain

1952 yapımı bir Amerikan müzikali olan Singin' in the Rain, sinema ve sahne sanatları tarihine geçmiş bir yapım. Yönetmen koltuğunda Gene Kelly ve Stanley Donen’in yer aldığı filmin başrollerini Gene Kelly, Donald O'Connor ve Debbie Reynolds gibi önemli isimler paylaştı. Film ve daha sonrasında sahnelenen oyunlar, Hollywood dünyasını anlatıyor.



The Cats

Andrew Lloyd Webber tarafından bestelenen The Cats, T.S Eliot tarafından yazılan “Old Possum’s Book Of Practical Cats” adlı kitabından uyarlanmıştır. Birçok kez sergilenen müzikal elde ettiği başarılarla Broadway’de 7 kez “Tony Ödülü”, Laurance Olivier’de “En İyi Müzikal Ödülü”, “En İyi Orijinal Kadro” kategorisinde “Grammy” ödülü almıştır. Birçok farklı ödüle de sahip olan eser, aynı zamanda ünlü Memory şarkısının da ilk kullanıldığı müzikaldir. Müzikal ilk kez 1981’de West End’de, ardından da 1982’de Broadway’de sahnelenmiştir.



West Side Story

Filmi ve kitapları ile dikkat çeken ve tüm dünyada binlerce kişi tarafından izlenen bir diğer efsane müzikal West Side Story. Türkçeye “Batı Yakasının Hikayesi” olarak çevrilen müzikal, Leonard Bernstein tarafından bestelenmiştir. Anlatılan aşk hikayesi ile modern Romeo ve Juliet olarak da adlandırılan eser, aynı zamanda ırkçılık, göçmenlik, cinsiyet ayrımcılığı gibi toplumsal konulara da değiniyor.



Aslan Kral

Aslan Kral, 1994’te Disney tarafından gösterime sunulan aynı isimli animasyon filminden esinlenerek hazırlanmış bir müzikal. Birçok ödül sahibi olan bu müzikalin sözleri Tim Rice, müzikleri ise Elton John imzası taşıyor. Afrika’daki bir krallıkta geçen öyküyü anlatan müzikal çocukların olduğu kadar büyüklerin de ilgisini çekiyor.



Chicago

İlk kez 1975 yılında bestelenen Chicago, 1926 yılında Maurine Dallas Watkins tarafından yazılan bir tiyatro oyunundan esinlenmiştir. Broadway’de en uzun süre sahnelenen müzikal olarak tarihte yerini alan müzikalin müziklerinde John Kander, sözlerinde ise Fred Ebb imzası bulunuyor. 1920’li yıllarda Chicago’da geçen bir öyküyü konu alan müzikal, içeriği ve sahnesi ile dünya çapında bir başarıyı yakalamıştır.

İçeriğe emoji ile tepki verin
Editör’ün seçtikleri